Kartal logosuCEM AKYÜREK

2014–2015 08 Şubat 2015

RİZESPOR
12
BEŞİKTAŞ

Beşiktaş, deplasmanda Rizespor'u mağlup ederek nihayet yeniden hak ettiği liderlik koltuğuna oturdu. Maçın genelinde oyuna hâkim olan Kara Kartal, en azından bir puanı kurtarabilmek için büyük çaba harcayan Rizespor'a taviz vermedi ve Rize'den üç puanla ayrıldı.

Doğrusunu söylemek gerekirse bu maçtan üç puan alacağımızdan en küçük bir şüphem yoktu. Hatta Rizespor beraberliği yakaladıktan sonra geçen dakikaların hiçbirinde içime kötü bir düşünce düşmedi. Nedense o gün Beşiktaş'ın bu maçı kazanacağına öylesine inanmıştım ki, doksanıncı dakikaya beraberlikle girsek bile fikrim değişmeyecekti.

Gerekirse son on saniyede atacaktık.

Ama atacaktık.

Öyle de oldu.

Maç boyunca beklentilerin ötesinde sert bir futbol ortaya koyan Rizespor, oyuncularının gördüğü kırmızı kartlarla sahada eksilince Slaven Bilic'e yalnızca son darbeyi vuracak hamleleri yapmak kaldı. Bana göre iki kırmızı kart da tartışmaya yer bırakmayacak kadar doğru kararlardı. Özellikle Koray'ın gördüğü kart son derece netti; rakibi durdurmanın ötesine geçen, doğrudan sakatlamaya açık bir müdahaleydi ve hakem de bunu affetmedi.

Zaten Koray, maçın ilk dakikalarından itibaren sanki kırmızı kartla erken bir randevusu varmış gibi oynuyordu.

Rizespor tribünleri doğal olarak kararlara büyük tepki gösterdi. Fakat gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki bu konuda bana güvenebilirler. Evet, Beşiktaşlıyım; ama gördüğüm pozisyona sırf siyah-beyaz gözlüklerle bakacak değilim. İki kırmızı kart da doğru karardı.

Benim açımdan asıl şaşırtıcı olan ise Rizespor cephesinden gelen tepkiler değil, Beşiktaş cephesinden yükselen bazı seslerdi.

Maçın ardından mikrofon uzatılan bir Beşiktaş yöneticisi, ikinci kırmızı kartın ağır olduğunu söyleyince ağzım açık kaldı. Pozisyonu hep beraber gördük. Böyle bir müdahalenin kırmızı kart olmadığını savunmak bana göre akıllara zarar bir açıklamaydı.

Ardından Beşiktaş TV'deki yorumlarda Slaven Bilic'in oyuncu değişiklikleri eleştirildi. Buna da katılmıyorum. Bilic'in hamleleri bana göre gayet yerindeydi ve maçın gidişatına uygundu.

Bir de şu meşhur soru ortaya çıktı:

“Rizespor iki kırmızı kart görmeseydi ne olurdu?”

Yahu kardeşim, bunu neden tartışıyoruz?

Bizi yalnızca yaşadığımız evren ilgilendiriyor.

Rizesporlu oyuncuların kırmızı kart görmediği paralel evrenlerde maçın nasıl sonuçlandığı, o evrenlerde yaşayan Beşiktaşlıların sorunu. Belki orada Koray doksan dakika sahada kaldı. Belki Rizespor kazandı. Belki Bilic başka oyuncu değiştirdi. Belki ben de şu anda başka bir yazı yazıyorum.

Bilmiyorum.

Ama bizim yaşadığımız evrende Rizesporlu oyuncular kuralların karşılığında kırmızı kartlarını gördüler, Beşiktaş da maçı koparıp üç puanı aldı.

Daha ne istiyorsunuz, anlayamıyorum ki?

Zaten artık maçlardan sonra Beşiktaş TV dışında neredeyse hiçbir spor kanalını izlemez olmuştum. Gerçi bu maçın ardından orada yapılan yorumların da tamamına katılmadım; ama hiç değilse ekranın karşısında otururken karşımda Beşiktaşlıların olduğunu bilmek bana yetiyordu.

Çünkü bazen bir galibiyetin ardından yapılacak en doğru şey, onu didik didik edip içinden mutlaka bir problem çıkarmaya çalışmak değildir.

Bazen sadece kazanmışsındır.

Üstelik deplasmanda.

Üstelik zor bir maçta.

Ve sonunda haftalardır uzaktan baktığın o koltuğa yeniden oturmuşsundur.

Liderlik koltuğuna.

Şimdi biraz susup bunun tadını çıkarmanın zamanıdır.

Kara Kartal yeniden zirvede.

Stadyum: Yeni Rize Şehir Stadyumu.

Hakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun.

Rizespor: Serkan Kırıntılı, Koray Altınay, Oboabona, Giray Kaçar, Eren Albayrak, Sylvestre, Kıvanç Karakaş, Ümit Korkmaz (Dk.58 Lafferty), Obraniak, Sercan Kaya ve Holosko.

Beşiktaş: Tolga, Serdar, Ersan, Pedro Franco, Motta, Veli (Dk.67 Atiba), Gökhan Töre, Oğuzhan (Dk.78 Tolgay), Sosa, Olcay (Dk.67 Kerim), Demba Ba.

Goller: Dk.62 Sercan Kaya (Çaykur Rizespor), Dk.60 Jose Sosa (Beşiktaş)

Sarı Kartlar: Oboabona, Obraniak (Çaykur Rizespor), Olcay Şahan, Ersan Gülüm (Beşiktaş)

Kırmızı Kartlar: Dk.60 Kıvanç, Dk.65 Koray (Çaykur Rizespor)