Kartal logosuCEM AKYÜREK

2014–2015 11 Şubat 2015

KAYSERİSPOR
10
BEŞİKTAŞ

Türkiye Kupası'nda ite kaka ilerleyen ve sahaya çıktığı hemen her maçta oynadığı futbolla insanın kafasında yeni soru işaretleri oluşturan Beşiktaş, nihayet esaret gibi gördüğünü tahmin ettiğim kupadan kendisini elemeyi başardı. Daha önce de söylediğim gibi, galiba Türkiye Kupası'nı bir tek ben umursadım. Belki Kara Kartallar buraya kadar yalnızca benim hatırım için geldiler, sağ olsunlar. Kayserispor karşısında inanılmaz kötü bir futbol ortaya koyarak, ne olduğunu tam olarak anlayamadığım bir taktikle sahada var olmaya çalışıp hepimizin kafasını yeterince karıştırdıktan sonra bir de gol yediler ve kupaya veda ettiler. Böylece belli ki aylardır omuzlarında taşıdıkları büyük yükten de nihayet kurtulmuş oldular.

Bu gaddar ve olumsuz ilk paragraf sizi yanıltmasın; aslında Beşiktaş'tan gayet memnunum. Takımın Süper Lig'de bir maçı koparıp almak için nasıl mücadele ettiğini hep beraber izliyoruz. Avrupa kupalarındaki performansımız ise şüphesiz büyüleyici ve sezon başındaki beklentilerimizin çok ötesinde. Fakat nedense Türkiye Kupası söz konusu olduğunda takımın üzerine açıklayamadığım bir rahatsızlık çöküyor. Daha doğrusu, artık “çöküyordu” demek lazım; zira bu sıkıntı nihayet bertaraf edildi.

Genç oyuncuların denenmesini, kupa maçlarına ligdekinden farklı kadrolarla çıkılmasını sonuna kadar anlayabiliyorum. Hatta bu konuda teknik heyeti destekliyorum. Uzun bir sezon boyunca her kulvarda aynı oyuncularla devam etmek mümkün değil. Gençlerin ve ligde fazla süre bulamayanların kendilerini göstermeleri için Türkiye Kupası bundan daha uygun bir yer de olamaz. Benim anlamadığım, lig maçlarında ilk on birde yer bulamayan oyuncuların kupa karşılaşmalarında neden kendilerini gösterme çabası içinde olmadıkları. Böyle bir futbolcunun önüne fırsat geldiğinde sahayı parçalamak istemesini, “Hocam, beni neden oynatmıyorsun?” diye doksan dakika boyunca futboluyla bağırmasını bekliyorum. Fakat sezon boyunca oynadığımız kupa maçlarında bunu yeterince göremedim.

Üstelik Beşiktaş, daha önceki kupa karşılaşmalarında genç oyunculara ağırlık verirken Kayserispor karşısına bu kez daha tecrübeli isimlerden oluşan bir kadroyla çıktı. Buna rağmen oyuna bir türlü tutunamadı. Ne belirgin bir oyun planı vardı ne de turu gerçekten istediğimizi hissettiren bir mücadele. Sonunda Kayserispor golünü attı, Beşiktaş da belli ki çok uzun zamandır arzuladığı özgürlüğüne kavuştu. Ben ise Türkiye Kupası'nı önemseyen son Beşiktaşlı olarak ekranın karşısında kaldım.

Ne diyelim? Artık önümüzde yalnızca iki kulvar var: Süper Lig ve Avrupa. Şüphesiz ikisi de birbirinden değerli. Madem Türkiye Kupası'nı sırtımızdan indirip yol kenarına bıraktık, bari kalan iki hedefe bütün gücümüzle yürüyelim.

Stadyum: Kayseri Kadir Has Stadyumu.

Hakemler: Özgür Yankaya, Ekrem Kan, Mehmet Cem

Kayserispor: Aghayev, Serkan, Cüneyt, Mijailovic, Berkay, Ömer, Abdullah, Murat, Anıl (Dk.76 Bisesvar), Alper, Bobo (Dk. 68 Sinan)

Teknik Direktör: Cüneyt Dumlupınar

Beşiktaş: Cenk Gönen, Serdar, Atınç, Ersan (Dk.46 Oğuzhan), Motta, Atiba, Kerim Frei, Necip, Tolgay, Uğur (Dk. 62 Demba Ba), Mustafa (Dk. 71 Olcay)

Sarı Kartlar: Murat Akın, Mehmet Eren (Kayserispor)

Gol: Anıl Taşdemir Dk. 39 (Kayserispor)