Kartal logosuCEM AKYÜREK

2015–2016 30 Ekim 2015

BEŞİKTAŞ
33
KASIMPAŞA

Maç öncesinde Kasımpaşa ile ilgili dikkatimi çeken en önemli istatistik, ligin en az gol yiyen takımı olmasıydı. Bunu nasıl başardıklarını merak ediyordum ve Beşiktaş maçı, soruma cevap bulmak için iyi bir fırsattı.

Karşılaşma başladığında cevabı da kısa sürede gördüm. Kasımpaşa adam adama mücadeleyi çok iyi yapan, rakibinin rahat oyun kurmasına kolay kolay izin vermeyen bir takımdı. Topu alan Beşiktaşlı oyuncunun üzerine çoğu zaman iki kişi birden gidiyordu. Açıkçası bu tempoyu Beşiktaş karşısında ne kadar sürdürebileceklerini de merak etmeye başladım.

Tam o sırada maçı anlatan spiker uğursuz totemini yaptı ve Beşiktaş'ın ilk golü attığı maçları kazandığını söyledi.

Çok lazımdı bu bilgi.

Totem işe yaradı ve ilk golü 24. dakikada Kasımpaşa adına Eren attı.

İlk yarıda dikkatimi en fazla çeken oyunculardan biri Quaresma'ydı ama bu kez olumlu anlamda değil. Nedense fazlasıyla gergin görünüyordu. Rakibinin ayağına tabanıyla bastığı bir pozisyon hakemin gözünden kaçtı. Ardından birkaç sert müdahalede daha ön plana çıktı. Son olarak hakemin gözü önünde Tunay'ı ittiğini gördüğümde Şenol Güneş'in onu oyundan çıkarmasını dilemeye başladım. Bir de sarı kart görmüştü. Bu ruh hâliyle oyuna devam ederse ikinci kartı görmesi hiç şaşırtıcı olmayacaktı.

Oğuzhan ise ilk yarıda hücuma kalktığı birçok pozisyonda faulle durduruldu. İlkinde hakem oyunu devam ettirdi ancak sonraki iki pozisyonda düdüğünü çaldı.

Beşiktaş'ın yediği gole cevabı fazla gecikmedi. 27. dakikada Luiz Rhodolfo ağları havalandırdı. Yanlış hatırlamıyorsam bu, onun Beşiktaş formasıyla attığı ilk resmî goldü.

İlk yarı boyunca top bir o kalede bir bu kaledeydi. Kasımpaşa beklediğimden de iyi oynuyordu. Buna karşılık Beşiktaş'ın son haftalarda görmeye alıştığımız yenilgiyi kabullenmeyen tavrı devam ediyordu. Fakat 40. dakikada Ryan Donk'un güzel şutuna engel olamadık. Önünde öylesine büyük bir boşluk bıraktık ki fırsatı değerlendirmemesi daha zor olurdu. Donk da gerekeni yaptı ve Kasımpaşa'yı yeniden öne geçirdi.

İlk yarı 2-1 Kasımpaşa üstünlüğüyle sona erdi.

İkinci yarıda Şenol Güneş, Quaresma'nın giderek tehlikeli bir çizgide ilerlediğini görmüş olacak ki onu sahaya çıkarmadı. Yerine giren Gökhan Töre ise Beşiktaş'ın oyununu fazlasıyla hareketlendirdi.

52. dakikada Mario Gomez ağları havalandırdı ve yeniden beraberliği yakaladık.

Son haftalarda Beşiktaş'ın en sevdiğim özelliklerinden biri buydu. Rakip kim olursa olsun, geriye düştüğünde yenilgiyi kabullenmiyordu. Yine de bu maçta sürekli kovalayan taraf olmak beni rahatsız etmeye başlamıştı. Bir türlü öne geçemiyorduk.

Kasımpaşa'nın zaman ilerledikçe yorulacağını düşünüyordum ama hiç de öyle olmadı. Adam adama mücadeleyi sürdürdüler ve fırsat buldukça hızlı hücumlarla kalemize gelmeye devam ettiler. Buna rağmen Beşiktaş'ın oyundaki isteği bana bir süre daha umut veriyordu.

Hani bazen bir takıma bakarsınız ve maçın bittiğini anlarsınız. Hakem yüz dakika daha oynatsa gol atamayacağı bellidir. Bu maç uzun süre öyle görünmedi. Beşiktaş maçı istiyordu.

Ama maalesef bu hayatta her istediğimiz olmuyor.

67. dakikada Eren yeniden sahneye çıktı ve bir türlü yorulmak bilmeyen Kasımpaşa'nın üçüncü golünü attı. Beşiktaş bir kez daha geriye düşmüştü.

İşte bu golden sonra takımın görüntüsü değişmeye başladı. Bir süre önce ne kadar oynansa maçı çevirebilecekmiş gibi görünen Beşiktaş gitmiş, yerine beraberliği yakalayacak enerjiyi bile kaybetmiş bir takım gelmişti. Benim de içime fenalık gelmeye başladı.

Karşılaşmada dikkatimi çeken başka bir ayrıntı, sahada bir kadın hakem görev yapmasıydı. Futbolumuzda kadın hakemleri görmek güzel. Umarım ilerleyen yıllarda görev aldıkları maçların sayısı daha da artar.

Son dakikalar ise fırtına gibi geçti.

90. dakikaya geldiğimizde hakem karşılaşmaya beş dakika ekledi. Açıkçası bu kadar uzun bir uzatma beklemiyordum. Beş dakikayı görünce içimde yeniden bir umut belirdi. Aynı şey sahadaki futbolcular için de geçerli olmuş olacak ki Kara Kartal son bir kez silkelendi ve beraberlik için saldırmaya başladı.

Uzatmanın üçüncü dakikasında hakem bu kez Beşiktaş lehine penaltı düdüğünü çaldı.

İlk anda ne olduğunu tam anlayamadım. Penaltıya sevindim elbette ama pozisyonun nasıl oluştuğunu çözememiştim. Tekrarları birkaç kez izlediğimde ise hakemin pozisyonu yanlış değerlendirdiğini düşündüm. Bana göre penaltı değildi.

Üstelik penaltı pozisyonundan önce Atiba'nın topu eliyle kontrol ettiği bir an da hakemin gözünden kaçmış görünüyordu.

Oğuzhan topun başına geçti, penaltıyı gole çevirdi ve Beşiktaş son anda beraberliği kurtardı.

Ama sevincim buruk kaldı.

Kimse benim Beşiktaşlılığımı sorgulayamaz. Ben burada Beşiktaş maçları hakkında yazarken gördüğüm şeyi yazmayı kendime görev biliyorum. Takımım haksızlığa uğradığında nasıl itiraz ediyorsam, Beşiktaş lehine verilen bir kararda haksızlık olduğunu düşünüyorsam onu da söylemeliyim.

Çünkü adalet her şeyin üzerinde olmalıdır.

Daha önce kime hangi kararların verildiği, hangi takımın hangi hakem hatasından yararlandığı benim için bu pozisyonu değiştirmiyor. Başkasına yapılan yanlış, bize yapılan yanlışı doğru hâle getirmez. Bu nedenle Kara Kartal'ın tartışmalı bir penaltıyla maçtan puan çıkarmış olması beni sevindirdiği kadar rahatsız da etti.

Futbol taraftarlığının insanı en çok sınadığı yer belki de burası. Aleyhinize verilen yanlış karara itiraz etmek kolaydır. Asıl mesele, yanlış karar sizin lehinize olduğunda da aynı şeyi söyleyebilmektir.

Beşiktaş kötü bir gecede en azından bir puanı kurtardı. Altı golün atıldığı mücadele 3-3 sona erdi ve maçın tamamına baktığımda bu bir puanın bizim için önemli bir kazanç olduğunu düşünüyorum.

Ama üç puandan, bir puandan, hatta bazen futbolun kendisinden bile daha önemli şeyler vardır.

Adalet de onlardan biri.

Stadyum: Başakşehir Stadyumu

Hakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun

Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo, Milosevic (Dk.74 Cenk Tosun), İsmail, Atiba, Necip (Dk.46 Sosa), Quaresma (Dk.46 Gökhan Töre), Oğuzhan, Olcay, Gomez

Kasımpaşa: Isaksson, Veysel, Tarouco, Omeruo, Veigneau (Dk.71 Bozhikov), Donk, Castro, Hakan (Dk.65 Abdullah Durak), Tunay (Dk.71 Ferhat), Âdem, Eren

Goller: Dk.27 Rhodolfo, Dk.52 Gomez, Dk. 90+4 Oğuzhan (Beşiktaş), Dk.24 ve 67 Eren Derdiyok, Dk.40 Donk (Kasımpaşa)

Sarı Kartlar: Necip, Quaresma (Beşiktaş), Castro, Veysel, Veigneau, Âdem Büyük, Omeruo, İsaksson (Kasımpaşa)