2015–2016 24 Aralık 2015
SİVAS DÖRT EYLÜL BELEDİYESPOR
0—2
BEŞİKTAŞ
Beşiktaş, Türkiye Kupası'ndaki ikinci maçında Sivas Dört Eylül Belediyespor'a konuk oldu. Sakatlıktan yeni çıkan veya ilk on birde fazla forma şansı bulamayan oyuncuların ağırlıkta olduğu kadroyla sahaya çıkan Kara Kartal, karşılaşmadan 2-0 galip ayrılmayı başardı.
Maçın benim açımdan en sevindirici gelişmelerinden biri Veli'nin uzun süren sakatlığının ardından nihayet sahalara dönmesiydi. Karşılaşma ise neredeyse bir antrenman havasında başladı. Henüz 5. dakikada Cenk oldukça rahat bir pozisyonda golü buldu ve Beşiktaş'ı öne geçirdi.
14. dakikada Sivas Dört Eylül Belediyespor'dan Melih kırmızı kart gördü. Yayıncı kuruluş pozisyonun tekrarını yeterince göstermeyince tam olarak ne olduğunu anlayamadım. Dolayısıyla kararın doğruluğu konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değildi.
İlk yirmi dakikada Kara Kartal üç kez ofsayta düştü. Buna karşılık Sivas temsilcisinin karşısındaki takımın adına ve gücüne fazla aldırmadan kendi futbolunu oynamaya çalışması hoşuma gitti. Ataklarının önemli bir bölümü Beşiktaş savunmasında sonuçsuz kalsa da on kişi kalmalarına rağmen tamamen kapanmak yerine cesurca ileri çıkmaya çalışmaları takdiri hak ediyordu.
27. dakikada Beşiktaş'ın bir topu direkten döndü. İki dakika sonra Veli uzaktan kaleyi deneyerek adeta “Ben de yeniden buradayım,” mesajını verdi. Onu uzun bir aradan sonra yeniden Beşiktaş formasıyla sahada görmek güzeldi.
28. dakikada Mustafa orta sahada iki rakibinin arasında kalıp topu kaybetti. Bu maçta ciddi bir sonuç doğurmadı ama daha güçlü rakipler karşısında bu tür top kayıplarının ne kadar tehlikeli olabileceğini unutmamak gerekiyor. Aynı sorunu zaman zaman Quaresma'da da görüyoruz.
29. dakikada Atilla, kendi ceza sahalarından gönderilen uzun bir pasla Beşiktaş savunmasının arkasına sarktı ve şutunu çekti ancak Günay'ı geçemedi. Hatırladığım kadarıyla ev sahibi takımın ilk yarıdaki en organize hücumu ise 44. dakikada geldi. Hakemin devreye eklediği bir dakikalık sürede Motta'nın uzaktan çektiği şut da gol olmayınca ilk yarı Beşiktaş'ın 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.
İkinci yarının başında Necip önce basit bir taç kararına itiraz etti, hemen ardından rakibine arkadan yaptığı faul nedeniyle sarı kart gördü. Üstelik o gün kolunda kaptanlık bandı vardı. Bana göre kaptanlık yalnızca kola takılan bir banttan ibaret değil; takım arkadaşlarına örnek olacak sakinliği de gerektiriyor. Necip'in böyle gereksiz anlarda biraz daha kontrollü davranması gerektiğini düşünüyorum.
İkinci yarının ilk ciddi Beşiktaş atağında Mustafa'nın pasıyla Pedro şutunu çekti ancak top kornere çıktı. 56. dakikada ise Tosic'in sol kanattan yaptığı ortada Mustafa golünü attı.
Onun gol attığı maçları özlemiştik.
Uzun süren sakatlığının ve önündeki güçlü santrfor rekabetinin ardından yeniden golle buluşması beni ayrıca sevindirdi. Umarım bu gol onun için yeni bir başlangıç olur.
68. dakikada ceza sahasının dışında aldığı pası şuta çeviren Mustafa gole bir kez daha çok yaklaştı ancak top direkten döndü. Böylece Beşiktaş'ın karşılaşmadaki ikinci şutu direkten dönmüş oldu.
69. dakikada ise Milosevic, Burak'ın ayağına arkadan yaptığı sert müdahale nedeniyle doğrudan kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Müdahalenin ardından Burak da maça devam edemedi. Böylece iki takım da karşılaşmayı on kişi tamamlamak zorunda kaldı.
Maçın yayınında, Sivas Dört Eylül Belediyespor'un uzun süre on kişi oynamasına vurgu yapılarak Beşiktaş'ın daha farklı bir oyun ortaya koymasının beklendiği dile getirildi. Ben bu değerlendirmeye pek katılmıyorum. Elbette bir kişi fazla oynamak önemli bir avantajdır ama rakibin mücadelesini de yalnızca oyuncu sayısına indirgememek gerekiyor. Ev sahibi takım eksik kalmasına rağmen elinden geldiğince oyunun içinde kalmaya çalıştı.
Saha şartları futbola pek elverişli görünmüyordu ama biz seksenli yıllarda çok daha kötülerini gördüğümüz için buna fazla takılmadım. Yine de stadyum ve özellikle maç saati konusunda Türkiye Kupası'nın daha iyisini hak ettiğini düşünüyorum.
Organizasyonun neden böyle planlandığını, hangi şartların bu tercihleri doğurduğunu bilmiyorum. Bilmediğim konularda birtakım niyetler veya çekişmeler üzerine hüküm vermek de istemiyorum. Beni ilgilendiren tarafı çok daha basit.
Çocukluğumdan beri ilgiyle izlediğim ve finalinde kaldırılan kupayı her zaman önemsemiş olduğum Türkiye Kupası'nın hak ettiği değeri görmesini istiyorum. Maçların mümkün olduğunca iyi şartlara sahip stadyumlarda ve futbolseverlerin takip edebileceği saatlerde oynanması gerektiğine inanıyorum.
Belki birçok insan için Türkiye Kupası sezonun ikinci plandaki organizasyonudur.
Benim için hiçbir zaman öyle olmadı.
Stadyum: Muhsin Yazıcıoğlu Stadyumu
Hakemler: Erkan Engin, Nihat Samuk, Ata Yıldırım, Atilla Karaoğlan (4. Hakem)
Beşiktaş: Günay, Serdar, Milosevic, Pedro, Tosic, Kerim, Necip (Dk.61 Muhammed Enes), Veli, Motta, Mustafa, Cenk (Dk.75 Hamza)
Yedekler: Hüseyin, Muhammed, Hamza, Fatih, Devrim, Serkan
Teknik Direktör: Şenol Güneş
Sivas Belediyespor: Serkan, Yakup, Nuri, Volkan, Seyid, Burak (Dk.77 Niyazi), Ali, Ozan (Dk.74 Aykut), Berkay, Mehmet, Atilla (Dk.63 Murathan)
Yedekler: Nevzat, Onur, Kaan, Aykut, Murathan, Niyazi
Teknik Direktör: Zafer Turan
Goller: Cenk (Dk.6), Mustafa (Dk.57)
Sarı Kart: Necip (Dk.47)
Kırmızı Kartlar: Nuri Melih (Dk.14), Milosevic (Dk.76)
CEM AKYÜREK