Kartal logosuCEM AKYÜREK

2014–2015 18 Mayis 2015

BEŞİKTAŞ
01
KONYASPOR

Beşiktaş ne yazık ki 2014-2015 sezonunun bitimine iki hafta kala şampiyonluk mücadelesinde havlu attı. Son iki maçını büyük zorluklarla beraberlikle tamamlayan Kara Kartal, Ankara'da ağırladığı Konyaspor'a 1-0 mağlup olarak şampiyonluk umutlarını da büyük ölçüde geride bıraktı. Taraftarından yönetimine, teknik heyetinden futbolcularına kadar herkesin şampiyonluğa fazlasıyla inandığı bu sezon Beşiktaş için kupasız sona eriyor.

Belki de böylece sezon başından beri ortaya atılan tuhaf bir iddia da kendiliğinden tarihe karışmış oldu. Süleyman Seba'nın adının verildiği bu sezonda Beşiktaş'ın bir şekilde şampiyon yapılacağı yönünde komplo teorileri üretenler vardı. Doğrusu olabilecek en klişe, kurulması en kolay senaryolardan biriydi. Futbol sahada oynandı, Beşiktaş puanlarını kaybetti ve teori de kendiliğinden çöktü. Bazen futbol gerçekten yalnızca futboldur.

Şimdi konuşulması gereken pek çok konu var. Ben öncelikle teknik direktör meselesine değinmek istiyorum. Maçın hemen ardından Slaven Bilic'in geleceğinin tartışılmaya başlanması beni hiç şaşırtmadı. Futbol medyasında sezon sonları geldiğinde teknik direktör değişiklikleri ve olası transferler her zaman daha fazla ilgi görüyor. Önümüzdeki günlerde Beşiktaş'ın başına getirilecek sayısız teknik direktör ismi okuyacağımızdan da pek şüphem yok.

Fakat benim düşüncem çok açık: Beşiktaş'ın ihtiyacı yeni bir teknik direktör aramak değil, istikrarı korumak. Slaven Bilic'in stadyumu olmayan, bütün sezon boyunca farklı sahalarda oynamak zorunda kalan bir Beşiktaş'la verdiği mücadeleyi başarısızlık olarak görmüyorum. Tam tersine, bütün şartlar düşünüldüğünde takımın sezonun son haftalarına kadar şampiyonluk yarışının içinde kalması küçümsenmeyecek bir başarıdır. Bir teknik direktörü yalnızca sezon sonunda kaldırdığı kupalar üzerinden değerlendirmek kolay; asıl mesele takımın nereden gelip nereye gittiğine bakabilmek.

Bu nedenle Bilic'in uzun süre Beşiktaş'ın başında kalmasının kulübe büyük fayda sağlayacağına inanıyorum. Yönetimin de bugüne kadar gösterdiği tavrı sürdürmesini ve günlük tartışmalardan etkilenmeden karar vermesini umuyorum. Başkan Fikret Orman'a bu konuda güveniyorum. Eğer kendisini doğru tanıdıysam Bilic'i göndermeyecektir. Benim görmek istediğim manzara belli: Vodafone Arena açıldığında Slaven Bilic'in de takımın başındaki yerini alması.

Bu sezon kupa kazanamadık ama takımın bütün bu hayal kırıklığını biraz olsun hafifletecek bir fırsatı daha var: Galatasaray derbisi. Galatasaray'ı yenerek sezonu moralli kapatmak, aynı zamanda gelecek sezon için güzel bir başlangıç duygusu yaratabilir. Derbi galibiyetlerinin böyle bir özelliği vardır. Bir anda hava değişir; birkaç gündür konuşulan sorunların yerini maçın hikâyesi almaya başlar. Kaçan şampiyonluk elbette unutulmaz ama hiç değilse sezonun sonuna güzel bir hatıra bırakılmış olur.

Medyanın Bilic'in geleceğine ilişkin haberleri yine devam edecektir; bundan kaçış yok. Ancak Beşiktaş'ın kendi kararlarını dışarıdaki günlük tartışmalara göre değil, uzun vadede ne yapmak istediğine göre vermesi gerektiğini düşünüyorum. Teknik direktör değiştirmenin kendisi bir çözüm değildir. Bazen asıl cesaret, işler beklendiği gibi gitmediğinde de doğru olduğuna inandığın yapının arkasında durabilmektir.

Beşiktaş benim gönlümde bu sezon çok yürekli bir mücadele ortaya koymuş ve başarılı olmuştur. Kupasız biten bir sezonun ardından bunu söylemek belki bazılarına garip gelebilir ama ben yalnızca sonuca bakmıyorum. Kendi stadyumu olmadan, sürekli yolculuk yaparak, Avrupa'da önemli geceler yaşayarak ve ligin son haftalarına kadar şampiyonluğun peşinden koşarak geçirilen bir sezon var ortada.

Bundan sonra yapılması gereken geçmiş birkaç haftanın hayal kırıklığıyla her şeyi dağıtmak değil, elde edilen yapıyı korumaktır. İstikrarın meyvesi bazen uzakta görünür. Oysa futbolda birkaç sezon dediğimiz şey göz açıp kapayıncaya kadar geçer.

Yeter ki o meyveyi olgunlaşmadan dalından koparmayalım.

Stadyum: Osmanlı Stadyumu

Hakemler: M.Kamil Abitoğlu, Bülent Gökçü, Adil Sinem

Beşiktaş: Günay, Opare, Sivok, Atınç, Motta, Sosa, Necip, Tolgay (Dk.73 Atiba), Olcay (Dk.46 Kerim Frei), Mustafa Pektemek, Demba Ba (Dk.61 Cenk Tosun)

Teknik Direktör: Slaven Bilic

Konyaspor: Kaya, Ömer Ali, Ali Turan, Vukovic, Mehmet, Mehmet Güven, Volkan (Dk.78 Mahlangu), Djalma (Dk.88 Kokalovic), Ali Çamdalı, Torje, Rangelov (Dk.64 Hasan Kabze)

Teknik Direktör: Aykut Kocaman

Sarı Kartlar: Opare (Beşiktaş), Torje (Konyaspor)

Gol: Dk.80 Torje (Konyaspor)