2014–2015 12 Mart 2015
CLUB BRUGGE
2—1
BEŞİKTAŞ
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nde deplasmanda karşılaştığı Club Brugge’e 2-1 mağlup olarak olası tur sevincini İstanbul’da oynanacak rövanşa bıraktı. İlk yarıda iki takım da birbirinin üzerine fazla gitmemeyi tercih ederken, ikinci yarıyla birlikte karşılıklı atakların çoğaldığına ve oyunun hareketlendiğine şahit olduk. Goller de doğal olarak bu bölümde peşi sıra geldi.
Hakem maçın ilk düdüğünü çaldığında epey gerildim; açıkçası karşımızda İngiliz takımlarında gördüğümüz türden bir başlangıç baskısı bulacağımızı düşünüyordum. Biliyorsunuz, onlar özellikle ilk on beş dakikada maçı koparmak için inanılmaz bir tempoyla rakibin üzerine giderler. O bölümü atlatabilirsen ne âlâ. Fakat kısa süre sonra Club Brugge’ün böyle bir niyeti olmadığını fark ettim. Maça olabildiğince donuk, hatta sanki kendi sahasında değil de deplasmanda oynuyormuş gibi temkinli başladılar. Belli ki Arsenal’i elimizden kaçırıp Tottenham ve Liverpool’u deviren Kara Kartal gözlerini biraz korkutmuştu.
Bir süre sonra maçtan sıkılmaya başladım. Kendimi orta hâlli, fazla iddiası olmayan bir lig karşılaşması izliyormuş gibi hissediyordum. Club Brugge neredeyse bir puana razıymış gibi oynuyor, Beşiktaş da rakibinin bu temposuna uyuyordu. Böylece ilk yarı fazla heyecan vermeden akıp gitti. Yalnız Club Brugge konusunda dikkatimi çeken bir şey vardı: Ne kadar cansız görünürlerse görünsünler, bir şekilde hücuma çıktıklarında olmadık yerlerden tehlikeli pozisyonlar üretebiliyorlardı. Ölü gibi görünen oyunlarının içinden bir anda canlı bir gol pozisyonu çıkabiliyordu. Nitekim bunlardan biri gole dönüştü ancak şansımıza hakem golü geçerli saymadı. Ucuz atlattık.
Beşiktaş ikinci yarıya golle başladı. Hem de ne gol! Gökhan dört kişiyi adeta ipe dizdikten sonra şutunu çekti ve muhteşem bir gole imza attı. Eski tezahüratta söylendiği gibi, Avrupa bir kez daha duydu sesimizi. Golün ardından kendi kendime, “Bundan sonra hayatta toparlanamazlar,” dedim. Ne yazık ki yanılmışım. Kaleci Cenk’i kontrpiyede bırakan bir pozisyon sonucunda beraberlik golünü yedik. Cenk, önünde aniden yön değiştiren top karşısında yapabileceği pek bir şey olmadığı için pozisyonun kurbanı oldu.
Bu golde beni asıl rahatsız eden başka bir ayrıntı vardı. Golü atan Sutter bana göre çok daha önce oyundan atılmalıydı. Maç boyunca sürekli faul yapan ve bunların bir bölümünü hakemin gözünden kaçırmayı başaran oyuncunun bir de çıkıp beraberlik golünü atması doğrusu epey sinirimi bozdu. Yine de 1-1 deplasman için gayet iyi bir sonuçtu. Fakat yediğimiz gol sanki arkasından başka şanssızlıkları da sürükleyerek getirdi. Yetmiş yedinci dakikada Serdar, bana göre çok net olmayan ancak hakemin gözünün önünde gerçekleştiği için verilmediğinde de tartışılabilecek bir müdahaleyle penaltıya sebep oldu. Rakip oyuncu yere düşüşünü havada biraz fazladan süzülerek gösterişli hâle getirince hakemin karar vermesi de kolaylaştı. Penaltı gole çevrildi, maç 2-1’e geldi ve karşılaşma bu sonuçla tamamlandı.
Bütün bunlara rağmen şu bir gerçek ki benim gözümde turun favorisi hâlâ Beşiktaş. Bu gece iki takımın ortaya koyduğu futbol ve alınan sonuç, İstanbul’daki rövanş öncesinde bana bunu düşündürüyor. Yine de disiplini elden bırakmaya gelmez. Muhtemelen ikinci maçta Olimpiyat Stadyumu’nu seksen bine yakın Beşiktaşlı dolduracaktır. Belçikalı futbolcuların tribünleri izlemekten maça yoğunlaşmaya fırsat bulamayacağını umuyorum. Tek farklı bir galibiyetin bizi tura götüreceği bir gecede ne futbolcuların ne de tribünlerin bunun aksine izin vereceğini düşünüyorum. Beşiktaş, bu gece aldığı mağlubiyete rağmen Avrupa kupasında hedefine doğru emin adımlarla ilerliyor.
Son olarak İskoç hakem kadrosuna da hakkını teslim etmek lazım. Benim nazarımda maçı yaklaşık yüzde seksen beş oranında iyi yönettiler. Muhtemelen kendi kültürlerini yansıtan tasarımıyla dikkat çeken şık formaları da ayrıca gözümden kaçmadı.
Stadyum: Jan Breydel Stadyumu.
Hakemler: Craig Thomson, Francis Connor, David Mcgeachie.
Club Brugge: Ryan, De Fauw (Dk.62 Oulare), Duarte, Meunier, De Bock, Mechele, Bolingoli-Mbombo (Dk.46 Felipe Gedoz), Simons, Refaelov, Vormer, De Sutter.
Teknik Direktör: Michel Preudhomme.
Beşiktaş: Cenk, Serdar, Ersan, Necip, Opare, Olcay (Dk.83 Mustafa Pektemek), Veli, Tolgay, Gökhan, Oğuzhan (Dk.72 Kerim), Demba Ba.
Teknik Direktör: Slaven Bilic.
Goller: Dk.62 De Sutter, Dk.77 Refaelov (Club Brugge), Dk.46 Gökhan Töre (Beşiktaş)
Sarı Kartlar: De Sutter (Club Brugge), Necip Uysal, Tolgay Arslan, Cenk Gönen (Beşiktaş)
CEM AKYÜREK