2015–2016 07 Mart 2016
BEŞİKTAŞ
3—1
ESKİŞEHİRSPOR
Beşiktaş, yaklaşık iki hafta süren ve bu süreçte iki kritik mağlubiyet aldığı dönemin ardından nihayet nefes alma ve toparlanma fırsatı buldu. Eskişehirspor'u Başakşehir Stadı'nda 3-1 mağlup ederek üzerindeki olumsuz havayı dağıtan Kara Kartal, bir maç eksiğiyle şampiyonluk yarışındaki güçlü konumunu korudu.
Ligin son sıralarına demir atmış olan Eskişehirspor'un bu karşılaşmayı silkelenmek ve yeniden yükselişe geçmek için bir fırsat olarak göreceğini düşünüyordum. Nitekim teknik direktörleri Samet Aybaba'nın maç öncesindeki açıklamaları da bu yöndeydi. Ancak hesaba katılması gereken bir başka şey vardı: Beşiktaş da üst üste yaşadığı iki önemli mağlubiyetin ardından bu maçı kaybetmeye hiç niyetli değildi.
Karşılaşmanın büyük bölümünde oyuna hâkim olan ve oldukça güzel futbol oynayan Beşiktaş, zaman zaman yüzde seksenlere yaklaşan topa sahip olma oranıyla rakibine fazla hareket alanı bırakmadı. Takımın genel performansı iyiydi ama her zaman olduğu gibi benim gözüm yine adamım Quaresma'daydı.
Elbette iki gol atan Mario Gomez'e gecenin yıldızı demek son derece doğal olurdu ama benim yıldızım her zaman Q7 olmuştur.
Quaresma sahanın hemen her bölgesinde göründü. Sağ ayağını da sol ayağını da etkili kullanıyor, oyunun içinde kalıyor ve yaptığı hareketlerle seyir zevkini yükseltiyordu. Yıldız oyuncular bir takımı gerçekten benimsediklerinde ve hem kulüp hem de taraftar tarafından kendilerine değer verildiğini hissettiklerinde ortaya başka bir futbol çıkıyor. Quaresma'nın da bugünlerde tam olarak böyle bir dönem yaşadığını düşünüyorum. Onu izlerken yalnızca yetenekli bir futbolcu değil, bulunduğu yerde mutlu olan bir oyuncu görüyorum.
Maçın ilk golünü atan Atiba ise geldiği günden beri sergilediği profesyonel tavır ve istikrarlı futboluyla zaten hepimizin saygısını kazanmış durumda. Asıl görevi savunma ve orta saha dengesini sağlamak olsa da son zamanlarda buna goller eklemeye başlaması, ona duyduğumuz sevgiyi biraz daha artırıyor.
Kara Kartal birkaç gün önce Kadıköy'de Fenerbahçe karşısında istediği futbolu sahaya yansıtamamıştı. Ardından Türkiye Kupası'nda tur için büyük bir mücadele veren Konyaspor karşısında aradığı sonucu bulamayınca kupaya da veda etti. Arka arkaya gelen bu iki yenilginin takımın üzerinde nasıl bir etki bırakacağını merak ediyordum.
Eskişehirspor karşısında aldığım cevaptan memnunum.
Beşiktaş iki mağlubiyetin ardından dağılmadı. Tam tersine yeniden kendi oyununa döndü, topa hükmetti, pozisyon üretti ve sahadan 3-1'lik galibiyetle ayrıldı. Şampiyonluk yarışında bazen bir yenilgiden sonra nasıl ayağa kalktığınız, o yenilginin kendisinden daha önemli olabiliyor.
Bu gece gördüğüm Beşiktaş, şampiyonluğu ne kadar istediğini bir kez daha gösterdi.
Stadyum: Başakşehir Stadyumu
Hakemler: Mete Kalkavan, Ceyhun Sesigüzel, Esat Sancaktar, Aleks Taşçıoğlu (4. Hakem)
Beşiktaş: Tolga, Beck, Alexis, Marcelo, İsmail, Atiba, Oğuzhan, Quaresma (Dk.51 Kerim), Sosa (Dk.71 Tolgay), Olcay (Dk.78 Cenk), Gomez
Yedekler: Boyko, Tosic, Serdar, Necip, Tolgay, Kerim, Cenk
Teknik Direktör: Şenol Güneş
Eskişehirspor: Boffin, Jordi, Dossa, Sezgin, İshak, Kıvanç (Dk.74 Alpaslan), Toko, Hadzic, Engin (Dk.46 Tornike), Emre (Dk.67 Bokila), Meye
Yedekler: Sinan, Anıl, Aytaç, Tornike, Alpaslan, Causic, Bokila
Teknik Direktör: Samet Aybaba
Goller: Atiba (Dk.29), Gomez (Dk.36, 70), Hadzic (Dk.89)
Sarı Kartlar: Meye (Dk72), Toko (Dk.74), Bokila (Dk.80)
CEM AKYÜREK