Kartal logosuCEM AKYÜREK

2014–2015 01 Mart 2015

BEŞİKTAŞ
22
BALIKESİRSPOR

Beşiktaş, Avrupa kupasında Liverpool'u eleyerek elde ettiği büyük başarının hemen ardından çıktığı Balıkesirspor maçında ne yazık ki üç puanı alamadı. Liverpool karşılaşmasının yorgunluğunu taşımasına rağmen zaman zaman iyi bir mücadele ortaya koyan Kara Kartal, maçı kazanmak için gereken performansı doksan dakikaya yayamadı. Yorgunluk elbette anlaşılabilir bir mazeret ancak öne geçtiği bir karşılaşmada üstünlüğünü koruyamaması, Beşiktaş'ın üzerinde daha fazla durması gereken bir sorun olduğunu bir kez daha gösterdi.

Balıkesirspor ligin dibine demir atmış bir ekip. Matematiksel olarak içinde bulunduğu durumdan kurtulma şansları hâlâ var ve bunun için atabilecekleri en önemli adımlardan birini Beşiktaş'tan puan alarak attılar. Bu açıdan takdiri hak ediyorlar. Öte yandan sahada olağanüstü bir Balıkesirspor izlediğimizi söylemek de mümkün değil. Açıkçası maç öncesinde Beşiktaş'ın farklı bir galibiyet alabileceğini düşünüyordum. Ben böyle düşüne durayım, kader ağlarını aksi yönde ördü. Yorgun da olsa, durgun da olsa Beşiktaş'ın bu maçı kazanması gerekiyordu.

En azından ertesi gün spor basınının atacağı manşetlere set çekmek için kazanmalıydık. Beklendiği üzere “Avrupa'da kanatlanan, ligde kaybolan Beşiktaş” türünden manşetler gazetelerde hemen boy göstermeye başladı. İş yalnızca manşetlerle kalsa yine iyi; yapılan yorumlar çok daha ilginçti. Demba Ba'nın attığı gol dışında maça yüzde on oranında bile katkı sağlamadığını söyleyenler oldu. Takımdaki başlıca görevi gol atmak olan bir santrforun gol attığı maçın ardından takıma yeterince katkı sağlamadığını söylemek nasıl bir düşünce yapısının ürünüdür, doğrusu çözemedim. Adam golünü atmış kardeşim. Daha ne yapmasını bekliyorsunuz?

Maçın güzel taraflarından biri Opare'nin profesyonel kariyerindeki ilk golünü Beşiktaş formasıyla atmasıydı. Takımdaki görevinin savunma olduğunu göz ardı ederek kariyerinde hiç golü bulunmadığını özellikle haberleştiren spor basını da artık kendisine başka bir konu bulmak zorunda kalacak. Cümle âlem duysun: Opare'nin de artık golü var.

Franco'nun doksanıncı dakikada gole giden rakibini düşürerek kırmızı kart görmesi ise beni rahatsız eden başka bir konuydu. Karşısındaki oyuncudan çok daha genç ve çevik olduğu düşünüldüğünde pozisyonu bu noktaya getirmemesi, rakibini daha doğru takip etmesi gerekirdi. Bu nedenle golü engellemek adına yaptığı müdahaleyi “takımı için kendisini feda etti” anlayışıyla takdir etmem mümkün değil. Futbol yalnızca sonuca ulaşmak için her yolun mübah görüldüğü bir oyun olmamalı.

Bir sporsevere, hele meseleyi biraz daha özele indirgersek bir Beşiktaşlıya, sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını takdir etmek dururken maçı ne pahasına olursa olsun kazanmayı amaçlayan bir zihniyeti alkışlamak yakışmaz. Kazanmak elbette önemli; şampiyonluk mücadelesi veren bir takım için bazen her puan altın değerinde. Fakat Beşiktaşlılık yalnızca puan cetvelinde nerede durduğumuzla ilgiliyse, benim anladığım Beşiktaşlılıkta bir şeyler eksik kalıyor.

Stadyum: Osmanlı Stadyumu.

Hakemler: Halis Özkâhya, Serkan Ok, Cem Satman.

Beşiktaş: Cenk, Serdar, Ersan, Franco, Opare, Olcay (Dk.61 Tolgay), Veli, Atiba, Gökhan, Sosa (Dk.69 Kerim), Demba Ba (Dk.82 Mustafa Pektemek)

Teknik Direktör: Slaven Bilic.

Balıkesirspor: Vukovic, Uğur, Glumac, Hasan, Berkan, Aykut (Dk.66 Vargas), Gomes, Eray, Sercan, Gökhan (Dk.81 Muğdat Çelik), Zec (Dk.90 İsaac)

Teknik Direktör: Kemal Özdeş.

Goller: Dk.34 Demba Ba, Dk.53 Opare (Beşiktaş), Dk.50 Zec, Dk.83 Vargas (Balıkesirspor)

Kırmızı Kart: Dk.90 Franco (Beşiktaş)