2014–2015 10 Mayis 2015
BEŞİKTAŞ
1—1
GAZİANTEPSPOR
Bir takımın kendine ait bir sahası olmadan, sezon boyunca binlerce kilometre yol yaparak maçtan maça koşturmasının ne kadar yıpratıcı olduğu ortada. Beşiktaş bütün sezonu neredeyse sürekli deplasmandaymış gibi geçirdi. Kendi adıma, bu sezon Vodafone Arena'da oynanabilseydi şampiyonluk yarışında çok daha rahat bir konumda olacağımıza inanıyorum. Aslında hiçbir şeye üzülmüyorum da verilen emeklere üzülüyorum.
Türkiye Kupası'nı zaten pek istemedik; o da arada kaynadı gitti. Avrupa'da ise kendimizden daha zayıf gördüğümüz Club Brugge'e elenmek hepimizi fazlasıyla üzdü. Şimdi bütün bunların ardından şampiyonluğun kapısına kadar gelmişken Gaziantepspor gibi maçlarda bırakılan puanlarla kendi yolumuzu zorlaştırmamızı anlamakta güçlük çekiyorum. Sezonun sonuna bu kadar yaklaşmışken artık her puanın değeri başka. Bunca emekten sonra insan ister istemez, “Buraya kadar geldik, bari kendi elimizle bırakmayalım,” diye düşünüyor.
Sürekli mağdur taraf olduğumuzu söylemek istemiyorum; her olumsuz sonucu hakemlere bağlamak da bana göre doğru değil. Ancak bu maçta Gaziantepspor'un attığı golden önce futbolcumuza yapılan müdahalenin açık bir faul olduğunu düşünüyorum. Hatta bana göre sarı kartı gerektirecek kadar belirgin bir müdahaleydi. Hakemin pozisyonu devam ettirip birkaç saniye sonra golle sonuçlanmasını izlemesini anlamakta gerçekten zorlandım. Yine de maç boyunca gereken işi yapamadıysak bütün faturayı tek bir hakem kararına kesmenin de anlamı yok.
Puan kayıpları başlayınca doğal olarak herkes takım hakkında konuşmaya başlıyor. Bu kez de Tolgay'ın neden oyundan alındığı tartışıldı, bazı yöneticilerin bu değişikliğe şaşırdığı ileri sürüldü. Eğer gerçekten böyle bir durum varsa bunu da doğru bulmam. Teknik direktörün görevi sahadaki takımı yönetmek, yöneticinin görevi ise kulübü yönetmektir. Çok daha iyisini bildiğini düşünen varsa aşağı insin, teknik direktör olsun. Herkes kendi işini yapacak. Bununla birlikte bu haberlerin ne kadarının gerçeği yansıttığını da bilmiyorum. Şimdiye kadar yönetimin genel tavrından memnun olduğum için, ortada gerçekten bir sorun olduğuna dair sağlam bir bilgi olmadan hüküm vermek istemiyorum.
Sonuç ne olursa olsun bu takım, kendi stadyumundan mahrum kaldığı bir sezonda müthiş bir mücadele ortaya koydu. Eğer sezon sonunda şampiyonluk gelmezse benim gözümde bunun tek bir suçlusu olmayacak. Yönetiminden teknik heyetine, futbolcusundan sezon boyunca takımın peşinden giden Beşiktaşlılara kadar herkes elinden geleni yaptı. Beni üzecek olan birilerini suçlamak değil, böylesine büyük bir emeğin sonunda şampiyonluğun elimizden kaçması ihtimali.
Yine de bütün bunların ötesinde Beşiktaş'ın geleceğine baktığımda gördüğüm şey karanlık değil. Aksine uzun zamandır olmadığı kadar umutluyum. Stadyum tamamlanacak, bu takım yeniden kendi evine dönecek ve bugün yaşadığımız bütün bu zorluklar geride kalacak.
Gelecek her zamankinden daha parlak görünüyor. Güneş, Kara Kartal'ın kanatlarına belki de bugüne kadar hiç olmadığı kadar sıcak doğuyor.
Stadyum: Osmanlı Stadyumu
Hakemler: Tolga Özkalfa, Tarık Ongun, Ekrem Kan
Beşiktaş: Günay, Serdar, Sivok, Ersan (Dk.86 Oğuzhan Özyakup), Motta, Atiba, Tolgay (Dk.81 Cenk Tosun), Gökhan, Sosa, Olcay (Dk.67 Mustafa Pektemek), Demba Ba
Teknik Direktör: Slaven Bilic
Gaziantepspor: Eray, Barış, Arokoyo, Vranjes, Şenol, Erdem, Chico, Mustafa(Dk.65 Oğuzhan Türk), Camara (Dk.79 Leal), Chibuike, Muhammet (Dk90+3 Abdülkadir)
Teknik Direktör: Okan Buruk
Sarı Kartlar: Serdar Kurtuluş, Sivok, Cenk Tosun (Beşiktaş), Vranjes, Chibuike, Mustafa, Arokoyo, Oğuzhan Türk, Camara, Eray (Gaziantepspor)
Goller: Dk.7 Sosa (Beşiktaş), Dk.42 Chibuike (Gaziantepspor)
Kırmızı Kart: Dk.82 Chibuike (Gaziantepspor)
CEM AKYÜREK