2015–2016 14 Ocak 2016
BEŞİKTAŞ
1—0
1461 TRABZON
Beşiktaş, Türkiye Kupası grubundaki dördüncü maçında, bir hafta önce deplasmanda 1-1 berabere kaldığı 1461 Trabzon'u ağırladı.
Olimpiyat Stadyumu zaten doldurulması kolay olmayan devasa bir stat. Bir de karşılaşmanın televizyondan canlı yayımlanması eklenince tribünler iyice boş kaldı. Bu görüntü bana ister istemez seksenli yıllarda televizyon yayınlarıyla ilgili yapılan tuhaf uygulamaları hatırlattı.
O yıllarda bazen İstanbul'da önemli bir maç oynandığında, insanların stadyuma gitmesini teşvik etmek amacıyla televizyon yayını İstanbul ve çevresinde kısıtlanır, karşılaşma ülkenin diğer bölgelerinde yayımlanırdı. Vatandaş da tuttuğu takımın maçını izleyebilmek için türlü yöntemlere başvururdu. Çatıya çıkıp anteni uzaklardaki vericilere çevirmeye çalışan da olurdu, şehir dışına gidip maçı oradan izleyen de.
Bugün düşününce inanılmaz geliyor. Bir futbol maçını televizyondan seyredebilmek için insanlar neredeyse yayın mühendisliği öğreniyormuş.
Şimdi şartlar elbette çok farklı. Üstelik Vodafone Arena'nın inşaatı tamamlandığında stadyuma ulaşımımız da çok daha kolay olacak. Gerçek evimize döndüğümüzde bu boş tribün görüntülerinin de geride kalacağını umuyorum.
Şimdi bakalım maçta neler olmuş.
Beşiktaş karşılaşmaya daha atak başladı ve ilk dakikalarda dar alandaki kısa paslarla rakip ceza sahasına inmeye çalıştı. Ancak bu üstünlük başlangıçta net gol fırsatlarına dönüşmedi. 9. dakikada kısmen tehlikeli sayılabilecek ilk atak 1461 Trabzon'dan geldi. Kara Kartal'ın ilk ciddi fırsatında ise Olcay'ın pasıyla ceza sahasında topla buluşan Mario Gomez şutunu çekti ancak top üstten dışarı gitti.
İlk yarının büyük bölümünde hücumu düşünen taraf Beşiktaş'tı. 1461 Trabzon ise daha çok hızlı çıkışlarla etkili olmaya çalıştı. Organize geliştirdikleri birkaç hücum Beşiktaş savunmasında sonuçsuz kaldı.
Yine de Karadeniz ekibinin hakkını vermek gerekiyor. Güçlü rakibinin karşısında yalnızca kendi ceza sahasına kapanıp doksan dakikayı tamamlamaya çalışan bir takım görüntüsü çizmediler. İmkân bulduklarında ileri çıkmaya, kendi oyunlarını oynamaya ve Beşiktaş'a karşı direnmeye çalıştılar. Bir hafta önce Trabzon'da gösterdikleri mücadeleyi burada da sürdürdüler.
27. dakikada Necip ceza sahasında son çizgiye kadar indi ve yaptığı orta direkten döndü. İlk yarı boyunca Beşiktaş daha fazla hücum etse de beklenen gol bir türlü gelmedi ve devre 0-0 sona erdi.
İkinci yarıda Şenol Güneş oyuncu değişiklikleriyle hücum gücünü artırmaya başladı. Cenk'in de sahaya girmesi hocanın beraberlikle yetinmek istemediğini açıkça gösteriyordu. Kerim de karşılaşma boyunca oldukça çalışkan bir görüntü sergiledi.
72. dakikada Quaresma kendi başlattığı atağın devamında Beck'ten aldığı pasla rakibini çalımlayıp kaleciyle karşı karşıya kaldı ancak pozisyondan sonuç çıkmadı. Dakikalar ilerledikçe maç giderek rutin bir hâl almaya başladı. 80. dakikaya geldiğimizde gol çıkacağına dair inancım da iyice azalmıştı.
73. dakikada Quaresma sağ kanattan ortaladı, Olcay'ın vuruşu direğin hemen yanından dışarı çıktı.
Maç bitmek üzereydi.
Ben artık istemeye istemeye beraberliğe razı olmuştum.
Q7 ise belli ki olmamıştı.
89. dakikada sağ kanattan kendisine özgü trivela vuruşlarından birini yaptı. Kaleci topu çıkarmayı başardı ama vuruşun etkisiyle kontrolünü tamamen sağlayamadı. Top ellerinden kurtulup yeniden kaleye yöneldi ve neredeyse çizgiyi geçiyordu.
Bu trivela vuruşlarında biraz büyü var herhalde. Topun kaleciyi o hâle nasıl getirdiğini başka türlü açıklamak kolay değil.
90+1'de Quaresma bu kez sol kanattan atağa kalktı ve bir başka trivela ortasını Gökhan'la buluşturdu. Rahat durumda olmayan Gökhan topu kafayla kaleye göndermek yerine Cenk'in önüne indirdi.
Cenk'i biliyorsunuz.
Net gol pozisyonlarını kolay kolay affetmiyor.
Sert bir vuruşla topu ağlara gönderdi ve hepimizin artık golsüz biteceğine inandığı maçı son anda Beşiktaş'a çevirdi.
Bir kupa maçında, üstelik uzun süre gol bulamadığımız bir gecede, 90+1'de gelen bu golün değeri yalnızca üç puandan ibaret değildi. Şenol Güneş beraberliğe razı olmamış, yaptığı değişikliklerle son ana kadar galibiyeti aramıştı. Futbolcular da maç bitmeden oyundan vazgeçmemişti.
Sonunda Quaresma'nın trivela ortası, Gökhan'ın akıllı kafa pası ve Cenk'in bitiriciliği üç puanı getirdi.
Kara Kartal böylece grubunda da liderlik koltuğuna oturdu.
Şimdi Beşiktaş hem ligde hem Türkiye Kupası'nda lider olarak yoluna devam ediyor.
Stadyum: Atatürk Olimpiyat Stadyumu
Hakemler: Kutluhan Bilgiç, Ahmet Şimşek, Osman Gökhan Bilir, Özgür Sepin (4. Hakem)
Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo, Ersan, İsmail (Dk.40 Quaresma), Necip, Oğuzhan, Olcay, Kerim, Mustafa (Dk.46 Cenk), Gomez (Dk.68 Gökhan)
Yedekler: Günay, Serdar, Tosic, Veli, Quaresma, Gökhan, Cenk
Teknik Direktör: Şenol Güneş
1461 Trabzon: İbrahim, Erhan, Akakpo, Okan, Aytaç, Emrullah, Ali (Dk.68 Yaser), Yüksel, Batuhan, Ziya Alkurt (Dk.75 Arquin), Hamza (Dk.84 Abdulkadir)
Yedekler: Ziya Aydın, Oktay, Ömer, Abdulkadir, Kaan, Arquin, Yaser
Teknik Direktör: Aşkın Dilli
Gol: Cenk (Dk.90+2)
Sarı Kartlar: İsmail (Dk.37), Olcay (Dk.79)
CEM AKYÜREK